Translate this website English Francais Turk Deutch Turk

Turistik Bilgiler

 
Villa Montebello, her ikisi de Güney Afrika’nın en güzel plajlarından ikisi olan Sandy Koyu ve Liandudno’ya beş dakika mesafededir. Sahil yolunu takip ederek, beyaz kumsalları olan plajlara ulaşacaksınız ve okyanusun gözalıcı mavisine bakan dağları seyredeceksiniz.
Cape yarımadası iklim verileri

Hint ve Atlantik okyanuslarının arasında bulunan Cap şehri, yazları (aralıktan şubata kadar) 18 ila 30ºC arasında akdeniz iklimine, kışları (hazirandan ağustosa kadar) ise 7 ila 20ºC arasında ılıman bir iklime maruz kalmaktadır. Yıl boyu yağışlar ortalama seviyede görülmekte ve denizden esen rüzgarlar yazın birazcık serinlik getirmektedir ki kışın bu daha da belirgin olmaktadır.
 
Ev sahipleriniz ihtiyaç duyacağınız her türlü bilgi paylaşımı ve yol tarifi için size yardım etmekten memnuniyet duyacaklardır

 

Hout koyunun plajı ve limanı, birçok mağazaya geniş bir restaurant seçeneğinin çok yakınında bulunmaktadır. Gün sonunda güneşin batışını izlemek için ya da gündüz denizayısı adasını keşfetmek ve hatta mevsime bağlı olarak balina ve yunusları görmek için bir deniz seferi yapabilirsiniz. Pazar günü, Hout koyunda kurulan sanatçılar çarşısında, Güney Afrika ve çevre ülkelerde yapılmış orijinal birçok hediyeyi bulabilirsiniz.
Hout koyu, Cap yarımadasının kalbinde ideal bir yerde konumlanmıştır. Hout koyundan geçen bütün yollar bölgenin muhteşem manzaralarına sahip olup turistik birçok ilgi noktasını birbirine bağlamaktadırlar. Cap yarımadasına doğru çıkan M6 sahil yolu sizi birkaç dakika içerisinde muhakkak görülmesi ve gezilmesi gereken Camps koyunun plajına götürecektir. Burada isterseniz plaj voleybolu oynayabilir, isterseniz deniz kenarında bulunan birçok şık restaurant ve barda yemek yiyebilir veya birşeyler içebilirsiniz.

 

İçeriden giden anayolla, sayısız üzüm bağı keşfedeceğiniz -ki bunlar Groot Constantia, Klein Constantia ve Buitenverwachting yörelerindendir, Constantia ve onun yeşil bölgelerine ulaştıracaktır. Bir şarap mahzeninde şarap yudumlayabilir, Güney Afrika’nın en iyi cruslarından birkaç şişe satın alabilir veya olağanüstü çekici ve eski üzüm bağı çiftliklerinden birinde unutulmaz bir yemek ziyafetini deneyim edebilirsiniz. Güney Afrika’nın envai çeşitte çiçeklerini barındıran Kirstenbosh botanik bahçesini ziyaret etmeyi unutmayınız. Ayrıca, Pazar günü öğleden sonra, açık havada düzenlene geleneksel veya klasik müzik konserlerini izleyebilir, bir yandan da bir şişe Güney Afrika şarabıyla birlikte piknik yapabilirsiniz.
Hout koyunun güneyinde, Chapman’s Peak yolu dünyanın en etkileyici yollarından biridir. Bu dağın yamacına tutunmuş virajlı yol, okyanusu, Hout koyunu balıkçı limanını içine alan nefes kesici bir manzaraya sahiptir ve sizi Cap de Bonne Espérance’ye ve doğal parkına kadar getirecektir. Bu doğal korunakta, Güney Afrika’nın çeşitli bitkilerini ve babun, devekuşu ve ceylan gibi hayvanlarını gözlemleyebilirsiniz. Eğer biraz daha ilerlerseniz “Cape Point”e ulaşırsınız ki burada Hint ve Atlantik okyanuslarının etkileyici yeşil ve mavi sularının birbirine karıştığı muhteşem manzaraya tanık olabilirsiniz.

Eğer atçılıktan hoşlanıyorsanız, Noordhoek plajında özgürce ata binebilirsiniz. Boulder plajında bulunan penguen sürüsüyle denizde yüzebilir ve onlarla favori plajlarında birini paylaşabilirsiniz. Simon’s Town’ın koloni evlerine deniz üssüne kameralarınızın objektiflerine doğrultacaksınız.

Cap şehrinin en ünlü aktivitesi masa dağıdır. Denizden 1086 metre yükseklikte bulunan bu dağa tırmanmanın çeşitli yolları vardır. Hareketli kabinleri olan modern teleferik ile dağın zirvesine birkaç dakikada ulaşabilirsiniz. Bütün istikametlerde manzara muhteşemdir ve size dünyanın zirvesindeymiş hissi vermektedir. Bu geziyi serbest zamanda yapmak tercih edilmelidir çünkü bulutlar her saniye gelebilir.

Cap şehrinin limanında, iskelelerin etrafında “Waterfront” isimli kompleks inşaa edilmiştir. Burası, Cap’ın en popüler yerlerinden biridir, burada bulunan birçok restaurantda yemek yiyebilir, sokak korolarının gösterilerini izleyebilir ve gece gündüz dolaşabilirsiniz. Limandaki binaların tarihi Kraliçe Viktoria’nın oğlu Prens Alfred’in limanın korunması için birinci kanunu yürürlüğe koyduğu 1860’lara kadar gitmektedir. Ayni Viktorien tarzda tarzda birçok eski bina restore edilmiş ve birçok yenisi de inşaa edilmiştir. Dükkanlar ve restaurantların terasları bu limana alışılmışın dışında bir çekicilik vermektedir. Bu, Güney Afrikalılarla yabancı turistlerin birlikteliğinden doğan atmosferin büyük bir limanı yeniden canlandırmasına güzel bir örnek teşkil etmektedir.